|
Matematik Üzerine
Matematik dersi bağımsızlık gerektiren bir
derstir. Birçok kişi matematik formüllerini bilmesine rağmen
soruları çözemeyebilir. Tıpkı yüzme kurallarını bildiği halde
denizde yüzemeyen birisiyle aynı durumdadır.
Eğer bizler çocuğun matematik
öğretmenini sevmediğini, (dolayısıyla dersi) ailesinden,
toplumdan duyarak geliştirdiği bir matematik korkusu ve çocuğun
matematik zekâsının zayıf olduğunu es geçerek düşünecek olursak.
Matematik her insana öğretilebilir. Ama az, Ama Çok. Ben
öğrenciden çok öğretmeni ve eğitim öğretim sistemindeki
çarpıklıklara değinmek isterim;
Öncelikle eğitim sistemimiz birçok
öğretmen arkadaşımızın bildiği üzere birkaç yıla bir değişiyor.
Allah için belediyeler kaldırım taşları ile bu kadar
uğraşmadılar. Öncelikle yeni getirilen bir eğitim sisteminin
doğru yada yanlış olduğunun tespiti için en az bir 10 hadi
bilemedin 5 yıl beklenmeli meyvesine bakılarak sistem hakkında
karar verilmelidir. Oysaki biz birkaç yılda bir değiştirip
duruyoruz. Bana sorsanız nasıl bir sistem olmalı pekâlâ diye ben
yalnızca kendi alanım hakkında matematik ve geometri derslerinin
ilköğretimde de ayrılması taraftarıyım. Olan 4 saatlik matematik
3+1 yapılabilir ya da iki saat arttırılarak 3+2 yapılabilir.(3
matematik+2 Geometri) çünkü geometri farklı bir derstir ve
matematikle de ancak fen bilgisinin ilgili olduğu kadar
ilgilidir. İkinci bir gerekli ise ilköğretim 1. kademe de 5.
sınıfa nasıl ki din kültürü, İngilizce resim müzik dersleri şube
öğretmenleri giriyor ise matematik öğretmeni de girmelidir.
Buraya kadar olan sistemdeki çarpıklık
aysbergin dışarıda kalan yüzü bence asıl matematik korkusu ve
dersin zorluğunun sebebi biz matematik öğretmenleriyiz.
Öncelikle çoğumuzu öğrenciler sevmiyorlar. Bunun birçok nedeni
var okullarda disiplin sağlama işi genellikle bizlere
bırakılıyor yada bizlerden bekleniyor kısacası eli sopalı
öğretmen modeline daha uygunuz bu da öğrenciyi bizden
uzaklaştırıyor. Oysaki öğrenci dersimizde çok rahat olmalı ve
anlamadığı yeri rahatça sorabilmelidir. Ancak okulu disipline
etmek adına durmadan bağırıp çağıran öğrencileri cezalandıran
bir öğretmene hangi öğrenci soru sormak ister ki. Durmadan
derste matematik öğretmeye çalışıyoruz asıl olan öğrenciyi pek
hesaba katmadan formüller verip durmadan sorular çözüyoruz. İşin
doğrusu birçoğumuz öğrencinin kafasında imkânsızın şeklini
çiziyor ve basit bir konuyu bile anlamasını
imkânsızlaştırıyoruz. Yani kendimizi geliştirmiyor, öğrenci
seviyesine inerek ders anlatmıyoruz. Bana göre öğrencilerin
birçok konuyu mesela kesirler gibi anlayıp çözmemesi için hiçbir
neden yoktur ki bu konu ilköğretim 2.sınıftan itibaren
işleniyor. Ancak lise son sınıftaki bir öğrenci yaklaşık olarak
10 yıl gördüğü bu konuyu yapamıyor. Affedersiniz ama burada
problem kesinlikle çocukta değil. Temeli yok zırvalıklarını da
bir kenara bırakarak elimizden geldiği kadarıyla tüm
çocuklarımıza matematik sevgisini aşılamalıyız.
Çünkü öğrencilerin %80 ni matematiği
anlayıp çözebilir.
Değerli öğrenciler gelelim sizlere
gördüğünüz üzere çuvaldız bize… Okuttuğum öğrenciler bu sözümü
hatırlayacaklardır. “siz öğrenciler biz öğretmenlerden çok daha
zekisiniz” matematikte sandığınız kadar zor değil. Öncelikle
öğretmeninizi derste çok iyi dinleyin çünkü ders derste
öğrenilir. Eve gittiğinizde 30dk. Yaptığınız konulara bir göz
gezdirip birkaç soruda olsa çözünüz. Sistematik tekrar yaparak
tüm derslere yeterli düzeyde çalışınız. Biz öğretmenlerin,
müdürünüzün ve diğer okul personellerinin burada bulunuş sebebi
siz öğrencilersiniz. Sizler olmasanız bizlerin buralarda işi
olmazdı değerinizi bilin ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya
özen gösterin. Bu ülkenin size ciddi anlamda ihtiyacı var çünkü
sizler bu günün küçüğü geleceğin teminatısınız. Size hizmet
etmek bir şereftir.
Sağlık ve esenlikle kalın.
Alpay POLAT
|